Toprakta Başlayan Bir Çocukluk ve Zorlu Yıllar
1936 yılında Konya'da (eski adıyla Harmanpınar/Meyri) dünyaya gelen Hacı Veli Erdal, çocukluğunun ilk yıllarının bu topraklarda geçtiğini belirtti. Henüz 5-6 yaşlarındayken köylü hayatının gereği olarak çobanlık yapmaya başladığını, öküz güttüğünü ve çocukluk yıllarını bu zor şartlar altında geçirdiğini ifade etti. O dönemin yokluklarını şu sözlerle anlattı: “Öyle yokluk vardı, para yoktu. Bir kilo don deriz ya, onla altı ay hayvan güttüğümüzü biliyorum ben.”
Eğitim hayatına köyde üç sınıf okuyarak başladığını, imkansızlıklar ve kıtlık yıllarında gaz lambası ya da çıra ışığında ders çalıştıklarını, sabahları burunlarının is içinde kaldığını anlatan Erdal, okumayı çok istemesine rağmen ailesine yardım etmek ve ekmek parası kazanmak zorunda olduğu için bu arzusunu tam anlamıyla gerçekleştiremediğini dile getirdi.
https://www.youtube.com/watch?v=PZcoGbdqmAs
İstanbul'a Göç ve Gurbet Mücadelesi
1948 yılında babasının çağrısıyla İstanbul'a giden Erdal, o dönemki yolculukların zorluklarını şu şekilde aktardı: “O zaman trenler kara trendi, boylu kömür atardı. Hayvan vagonlarında geldik İstanbul'a.” İstanbul'da çorapçılardan ayakkabı bağcılığına kadar pek çok farklı işte düşük ücretlerle çalıştığını belirten Erdal, gençlik yıllarında hayatını kazanabilmek için büyük bir mücadele verdiğini söyledi. Aynı yıl içerisinde annesini ve babasını 9 ay arayla kaybetmenin derin acısını yaşadığını ifade etti.
Askerliğini 27 Mayıs döneminde İzmir Bornova’da ve ardından Hacılar Kıranı’nda topçu çavuşu olarak 2 yıl boyunca yapan Erdal, o dönemdeki mektuplaşma zorluklarına ve aile özlemine de değindi.
Hac Hatıraları ve Tünel Faciası
Hayatı boyunca çalışıp didindiğini belirten Hacı Veli Erdal, 1990 yılında hac ibadeti için bulunduğu kutsal topraklarda yaşayan büyük bir tehlikeyi de paylaştı. 1990 yılındaki tünel faciasında tünelin ortasında büyük bir arbede yaşadığını, belindeki kemerden tutularak zorlukla kenara çekildiğini ve çevresindeki insanlara yardım etmeye çalıştığını belirtti.
"Yalan Söylemem, Doğruluktan Şaşmam"
Hayatı boyunca dürüstlüğü ilke edindiğini vurgulayan 90 yaşındaki Hacı Veli Erdal, geçmişin kıtlık günlerinden bugüne uzanan yaşam yolculuğunda geriye baktığında her şeyin boş olduğunu, asıl önemli olanın insan kalabilmek ve bu vatanı dik tutmak olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.
Hata Bildir
İstanbul'a Göç ve Gurbet Mücadelesi
1948 yılında babasının çağrısıyla İstanbul'a giden Erdal, o dönemki yolculukların zorluklarını şu şekilde aktardı: “O zaman trenler kara trendi, boylu kömür atardı. Hayvan vagonlarında geldik İstanbul'a.” İstanbul'da çorapçılardan ayakkabı bağcılığına kadar pek çok farklı işte düşük ücretlerle çalıştığını belirten Erdal, gençlik yıllarında hayatını kazanabilmek için büyük bir mücadele verdiğini söyledi. Aynı yıl içerisinde annesini ve babasını 9 ay arayla kaybetmenin derin acısını yaşadığını ifade etti.
Askerliğini 27 Mayıs döneminde İzmir Bornova’da ve ardından Hacılar Kıranı’nda topçu çavuşu olarak 2 yıl boyunca yapan Erdal, o dönemdeki mektuplaşma zorluklarına ve aile özlemine de değindi.
Hac Hatıraları ve Tünel Faciası
Hayatı boyunca çalışıp didindiğini belirten Hacı Veli Erdal, 1990 yılında hac ibadeti için bulunduğu kutsal topraklarda yaşayan büyük bir tehlikeyi de paylaştı. 1990 yılındaki tünel faciasında tünelin ortasında büyük bir arbede yaşadığını, belindeki kemerden tutularak zorlukla kenara çekildiğini ve çevresindeki insanlara yardım etmeye çalıştığını belirtti.
"Yalan Söylemem, Doğruluktan Şaşmam"
Hayatı boyunca dürüstlüğü ilke edindiğini vurgulayan 90 yaşındaki Hacı Veli Erdal, geçmişin kıtlık günlerinden bugüne uzanan yaşam yolculuğunda geriye baktığında her şeyin boş olduğunu, asıl önemli olanın insan kalabilmek ve bu vatanı dik tutmak olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.

Yorumlar
Yorum Gönder